Takip Et

Güvercin Hikayesi- Ayağı Paten Bozalı

image image
image

Güvercin Hikayesi- Ayağı Paten Bozalı

Gerçek Bir Hikaye smiley
Yıl 1995 15-16 yaşlarındayım hala beraber kuş beslediğim Veysel kardeşimle beraber işimiz gücümüz kuş uçurmak, Rahmetli Recep amcadan yavruları alıyoruz uçurup oyuna sokuyoruz.
Yavru alma derdimiz ya da telaşımız yok uçurduğumuz iyi kuşlar var ama kuşları ya şahine veriyoruz ya da belli bir süre sonra ecelleri ile ölüyorlar.
O zamanlar mahallemizde Meşhur oynak besleyen abilerimiz var Yalçın abi, Tevfik abi, Akın abi ,Topçu Erol, Savaş abi, Tuncay ve İsa abi, Ayı İsmail abi, Sebahattin abi , Yücel abi ve aklıma gelmeyen başka abilerimiz.
Hepsi belli dönemlerde çok iyi kuşlar uçuruyorlardı,  bizde bu abilerimizin birkaçından kuş almak için fırsat kolluyor peşlerinden koşuyorduk adeta.
Veysel ile Bayramda tüm paramızı harcayarak beş parasız kalmış ve Yalçın abinin kümesini kapatmıştık, Tuncay abiden iyi paralar vererek İsmail abinin meşhur arabını almıştık.
Kuşları açar saatlerce izler hayaller kurardık, Kafamızda eşleştirme yapmaktan çok uçurma planları vardı.
Bir gün Recep amcadan Tuncay abilerin meşhur beyaz paten dişiden çıkma bir bozalı aldık, kuşu aldığımızda kuş erkek olmuş ama hiç hava yüzü görmemişti.
Kuş turptu ve sökmek için her gün zorla uçurmaya çalışıyordum, İlk zamanda karşı binaya kalkamayan kuş her gün biraz daha fazla uçuyordu.
Özellikle rüzgarlı havalarda zorlayarak nihayet yükseltmeye başladık ve oyuna düşmesi de çok zor olmadı.
Erkek Bozalının çok güzel bir oyun stili vardı, Havaya attın mı Kendini yükseğe çeker daha sonra aşağıya doğru çok kapalı oynar çıktıktan sonra o hızla karşıya daire keserek oynardı.
Yalnız bir pis huyu vardı, Veysellerin yan binadaki televizyon antenine konardı.
Kalkarken önce oraya konar oradan kaldırırdık, İnerken de önce oraya iner oradan da yere inerdi.
Bir gün iş yerinden geldim ve Patenin yavrusu Bozalı erkeği yerde göremedim.
Veysel “ Salih valla abim  akşam uçurmuş kuş çay mahalleye oynayarak gitmiş ve geri gelmemiş”  dedi.
Nasıl ya dedim 3 yıldır uçan kimseye bakmayan kuş geri gelmesi lazımdı mümkün değil bir yere inmez dedim.
Gel zaman git zaman kuş yok ortalıkta ,  günler haftaları haftalar ayları kovaladı.
Evin az aşağısın da  azman saya karışık besleyen Suat abi diye sonradan kuşçuluğa başlayan yaşı büyük bir abi vardı.
Tavanda kuşlara bakarken bir bozalı uçurduğunu fark ettim, Kuşun uçuşunu görürü görmez Veysel dedim bak bu kuş oynak az yükselsin izleyelim dedim.
Mesafe olduğundan rengini de tam seçemedik ama kendini iyice çekip oynamaya başladığında Veysel ,ben ve Ahmet ayağa fırladık.
Kuşu oynamasından tanımıştık hep beraber “ Patenin yavrusu bu “ dedik.
Kuş kendini çekiyor patlıyor , tekrar çekiyor tekrar patlıyor adeta şov yapıyordu.
Ben çatıda deliriyorum “Veysel kuş kaldır hah tamam geliyor kümesi aç dememe kalmadı bizim Çapkın, tembel ve bir o kadar oynak bozalımız patenin yavrusu geldi ve müzmin yeri olan antene kondu.
Allahım kalbim nasıl çarpıyor , nasıl sevinçliyim nasıl heyecanlıyım.
Ahmet ile Veysel,e “ Sakin olun kendi kuşunuz gibi davranın sakın heyecan yapmayın demeyi ihmal etmiyorum bu arada 
Kuş antende kümes kapıları açıldı ama ortada bir gariplik var bizim tembel hiç oralı değil ileri doğru bakıyor.
“Veysel bu kuş niye böyle yapıyor” dememe kalmadı çatırdayıp geldiği yere doğru gitti ve Suat abiye indi.
Kuş kalkıp gittiğinde öyle bir hayal kırıklığına uğramışım öyle bir ihanete uğramış hissetmişim ki kuşun arkasından tüm mahalle inleyecek kadar avazım çıktığı kadar “ Kahpe kuş , o…pu kuş ALLAH senin cezanı versin “ diye bağırmışım 
Hala Ahmet bu sohbet geçtiğinde kahkahalar atar 
Biz kuşun peşine hemen Suat abinin yanına gittik, tavanda mutlu mesut oturuyor tabi ki Suat abi broken heart
Normalde kuş için başkasının yanına gitme huyumuz yoktu hele ki tanımadığımız kişilere ama işin içinde Patenin yavrusu var.
Dedim “Abi az önce inen kuş benim”
“Eee Ne yapayım dedi” Suat abi
Dedim “Abi kuş bizim ver bizim kuşumuzu “
“ Vermem dedi”
“ Abi dedim paraysa para kuşsa Kuş ALLAHINI seversen kuşu geri ver”
Suat abi arıza çıktı vermiyor kuşu, kös kös geri gittik yaşı bizden çok büyük kavga etsen edemezsin…
Suat abi kuşu uçuruyor kuş her gün gözümüzün önünde şov yapıyor şerefsiz dönüp 3 yıldır uçtuğu yere bakmıyor laugh
Arada biraz daha vakit geçti biz hala kuşun peşindeyiz sonunda 2 Kaplan saya, 2 tane gemli bursa sayası ve 500 bin lira karşılığı (O zamanlar 3 milyon aylık alıyorum) ikna ettik.
Kuşu geri aldığımız gün Sevinçten uyuyamadım ,  belli bir süre sonra Suat abi kuşçuluğu da bıraktı.
Sonra 2001 yılında Patenin yavrusunu Şahine verdik, Tevfik abinin Meşhur dönen bozalı erkeği kapıda sıkışıp öldü, Beyaz dişi Şahine, Arap erkek hastalığa yenik düştü.
Bir baktık elimize mükemmel kuşlar geçmiş, gelen misafire en az 3-4 tane kalbur üstü kuş uçurmuşuz ama elde var sıfır.
Hiç birinin 1 tane düzgün yavrusu kalmamış.
Üretimin ne kadar önemli olduğunu 20 li yaşların ortalarında  anladık ama o efsane kuşların yavrularını almadığımız için hep içimizde bir uhde kaldı Veysel ile…
Evet bize belki yavru bırakmamışlardı,  ama çok güzel anılar bıraktılar heart