Ne kadar hikaye ve anı biriktirirsen o kadar zenginsin ![]()
Bundan 20 yıl önce o zamanlar çocuğum dayımlar güvercin besliyor. Bana da onlardan kuşçuluk bulaşmış ve bende derme çatma kaçak kümeslerde kuş beslemeye çalışıyorum.
Babam yıkıyor ben yapıyorum bazen kümes yıkıldığında yenisini yapmak zaman alıyordu ve bende boşluğumu kuşçu abilerimin yanında değerlendiriyordum.
O zamanlar kuşçu Mehmet abi var lakabı Oynakçı Mehmet , Ferhat abi var sayacı onunda lakabı Manisalı Ferhat, Cengiz abimiz var az ilerimiz de oturuyor oynak saya hastası, Birde Halil abi var ki içlerinde en çok onun kuşlarını severdim güzel kuşları vardı ,dobra konuşurdu.
Ben genelde Cengiz abinin yanında takılırdım hem bana yakın hem de kuşlarını açmama izin verirdi.
Kuşları açar yemler ama uçurmama izin vermezdi ,arap ve bozalı hastasıydı oynayan bir kuşuna bir şey olsun belki 1 hafta morali bozuk gezerdi.
Akşamları bazen bu dörtlü bir araya gelir Halil abi hariç hepsi kendi kuşlarını överdi ve aralarında çok komik muhabbetler geçerdi.
Yine bir akşam bir araya geldiler ve kendi kuşlarını övmeye başladılar, Cengiz abi yeni oyuna giren arabına övgüler yağdırıyor ve heyecanla ağzından köpükler saçarak nasıl oynadığını anlatıyor ve benimde onu tasdik etmem için bana nasıldı iyi miydi diye sorular soruyor ve ben evet abi çok oynadı dediğimde havalara uçuyordu.
Ferhat abi Beyazını , Mehmet abi bozalısını yerlere göklere sığdıramıyordu. Halil abi ise her zamanki gibi sessizce arkadaşlarını dinliyor arada sırada gülüyor ve çok az söze giriyordu.
Muhabbet bir gün iyice hararetlendi ve iş iddia dönmeye başladı, sonunda muhitimin en iyi dört kuşçusu yarış için sözleştiler fakat Halil abi yarışma işine girmeyeceğini söyledi bunun üzerine diğer 3 kişi ona güvendiklerinden onun hakem olmasını istediler.
Halil abi her ne kadar yarışmayacağını söylese de dinletemedi ve sonunda pes ederek hakemliği kabul etti.
Herkes sözleşmişti 1 ay sonra Pazar günü Muhitimin en iyi 3 kuşçusu yarışa kuş kaldıracaktı ve ben heyecandan yerimde duramıyordum.
Kuş uçurmama izin vermeyen Cengiz abi bana yavru kızmalarını işaretliyor ve günde 2 sefer uçurmam için artık bana baskı yapmaya başlıyordu.
Beklenen gün geldi ve Pazar günü akşam Saat 6 gibi ilk olarak Ferhat abinin oraya gittik. Meşhur beyazını havaya attı, o gün hava güzel fakat hiç rüzgarsızdı , Beyaz kendini çekerek yükseltti ve çapraza sert sert oynamaya başladı, fakat herhalde havada rüzgar olmamasından kaynaklanıyordu kuş her zaman yaptığı oyunu yapmadı hatta Ferhat abi kuşu uzun süre havada tuttu ve Halil abi sonunda dayanamadı “ Tamam çek kuşu yeter” diyerek kuşu aşağıya çektirdi.
Ferhat abi “Keşke az rüzgar olsaydı her zaman yaptığı oyunu yapmadı “diye söylendi.
Daha sonra hep beraber Oynakçı Mehmet abinin oraya gittik Mehmet abi bozalısını havaya attı ve Bozalısı gerçekten güzel oynuyordu. Bir iki ısınma turundan sonra göstere göstere tek tek karşıya kanat atmaya başladı ve gerçekten keyif veriyordu.
5-6 dakikadan sonra Halil abi Mehmet abiye kuşu indirmesini söyledi, Mehmet abi hayatından memnun gözüküyordu. Gözümden kaçmadı Ferhat abinin biraz morali bozulmuştu.
Ve sonunda sıra artık en son durağımız olan benimde antrenman verdiğim arabı izlemeye gelmişti. Cengiz abinin arabı Aşağıya dönek gibi kapatıyor bazen canı istediğinde kapattıktan sonra aynı kapalı hali ile karşıya gidiyordu.
Arap gerçekten yükseldikten sonra aşağıya dönek gibi kapatmaya başladı ,bir kaç karşıya da aynı şekilde yapınca hem Cengiz abi hem de ben iyice keyiflendik.
Cengiz abi bana bir göz kırptı tamam dedi bu iş bitti en iyi bizimki oynadı “Aferin iyi antrenman verdin sende kuşa” dedi.
Sonunda arabı da indirdik ve herkes Halil abini ne söyleyeceğini beklemeye başladı.
Tam herkes beklerken Halil abinin dikkatlice bir yere baktığını fark ettim daha sonra diğer abilerde fark ettiler.
Halil abi “bu kuşları kim uçuruyor “diye sordu, Kuşları uçuran yaklaşık 1 seneden beri azman- saya karışık kuş besleyen tutakçı Mesut dedikleri benden 3-4 yaş büyük gençten bir çocuktu.
Mesut yine azman saya karışık kuşları havaya atmıştı, Halil abi şu Kara bozalıyı izleyelim uçuşları güzel bakalım ne yapacak dedi.
Herkes Halil abinin yarışma sonucunu açıklamasını beklerken kuşa kitlenmiş kuşu izlemeye başladı.
Karabozalı adeta bir kelebek gibi uçmaya ve kendini yukarı çekmeye başladı, Uçuşları çok güzeldi ama Mesutta oynayan kuş olamazdı herhalde kuşa para vermeyen azmancının tekiydi.
Bozalı Kendini çektikten sonra Hafif çapraza çok sert ve kapalı bir şekilde oyun yaptı bu oyunu görünce iyice kuşa kitlendik kuş çaprazdan çıktıktan sonra o hızla karşıya devirli sert dolu dolu gitmeye başladı.
Kuş havada hiç durmuyor karşıya doğru gezerek oynuyordu, hepimiz ağzımız açık yaklaşık 10 dakika kuşu izledik ve en sonunda Mesut kuşu aşağıya çekti.
Abilerin hepsi birbirine bakıyordu ve kimse konuşmuyordu, sessizliği Halil abi bozdu “ Beyler günün şampiyonu belli oldu” dedi ve kimse itiraz edemedi.
Muhitimin en iyi 4 kuşçusundan daha oynak kuş uçuran biri vardı ve buda” Tutakçı Mesuttu “:)
Daha sonra aynı kuşu 1 ay daha izledik , Hatta Cengiz abi kuşu satın almak için beni aracı olarak kullanmak istedi fakat Mesut kuşu satmayacağını söyledi.
Çatısına çıktığımda Bozalının erkek olduğunu ve bir bango ile eşli olduğunu gördüm.
Daha sonra kuşu 1 ay sonra şahin aldığını öğrendim, Mesut bir daha bırakın oynağı sayan kuş bile uçuramadı.
Mesut ile kuşçuluğu bıraktıktan sonra yolda karşılaştım ve bozalının bizi ne kadar mesh ettiğinden bahsettim.
Mesut Bana “ Sana bir şey itiraf edeyim mi “dedi.
Ben o bozalıyı yavruyken Halil abiden tutmuştum, Kuşu sakladım ve 3-4 ay uçurmadım ve daha sonra kimsenin olmadığı saatlerde kuşa antrenman verdim dedi.
Ayrılırken bir de göz kırptı “Aman ha söyleme kimseye sakın !” diye sıkı sıkıda tembih etti
:)















